Ondokuz Mayıs Üniversitesi 2013–2013 Eğitim-Öğretim Açılış Törenleri Kurupelit Yerleşkesi’nde düzenlendi. Rektör Prof. Dr. Hüseyin Akan’la birlikte senato üyeleri sabah saatlerinde Kurupelit Yerleşkesi’nde bulunan Atatürk Anıtı’na çelenk sundular. Öğleden sonra ise Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde açılış töreni düzenlendi. 

Törende Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı Bakir İzetbegoviç’e Fahri Doktora Belgesi verildi. Önemli bir mazeret nedeniyle törene katılamayan İzetbegoviç’in doktora belgesi Rektör Prof. Dr. Hüseyin Akan tarafından, Bosna-Hersek Türkiye Büyükelçisi Damir Dzanko’ya takdim edildi. 

Şef Arzu Kopuz Çelik yönetimindeki Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü Samsun Devlet Klasik Türk Müziği Korosunun verdiği konserle başlayan törenin açılış konuşmasını OMÜ’ye birincilikle girmeye hak kazanan Tıp Fakültesi öğrencisi Merve Tokatlı yaptı. Konuşmasına, “Nasıl bir üniversite? Olanakları neler? Geleceğime neler katacaktır?” sorularıyla başlayan Merve Tokatlı, “Bu soruların cevapları, üzerimizde olumlu etkiler yapmalı ki; o üniversite tercih sebebimiz olabilsin. OMÜ’nün öğrenci merkezli, aktif eğitim uygulayan birkaç fakülteden biri olması tercihimdeki en büyük unsurlardı. Akademik kadronun büyüklüğü ve eğitim tecrübesine yeşille mavinin buluştuğu mükemmel bir kampüs alanı eklenince OMÜ’yü tercih etmekte zorlanmadım.” dedi. 

“38 yıllık köklü geçmişiyle, ülkemizin üniversiteleri arasında saygın bir yer edinmiş olan Ondokuz Mayıs Üniversitesinin 2013–2014 öğretim yılı açılış törenini sizlerle birlikte gerçekleştiriyor olmaktan büyük mutluluk ve onur duyuyorum” diyen Rektör Prof. Dr. Hüseyin Akan konuşmasında şunları kaydetti: 

“Adını, Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasıyla sonuçlanan istiklal mücadelemizin, Mustafa Kemal Atatürk tarafından başlatıldığı gün olan 19 Mayıs’tan alan üniversitemizin hem mensubu hem de rektörü olma sorumluğunu ve haklı gururunu taşıyorum. Beş yılı rektör olarak, yaklaşık 23 yıldır görev yaptığım üniversitemizin sürekli gelişen, üreten bir eğitim ve bilim merkezi olması için gayret ettik. Birlikte çalıştığımız bu süre zarfında, desteğini bizden esirgemeyen üniversite mensuplarımıza, şehrimizin üst protokolüne, sivil toplum kuruluşlarına, bazı eğitim binalarımızın inşasında önemli katkı sağlayan hayırseverlerimize ve Samsunlulara yürekten teşekkürü bir borç bilirim. 

Ondokuz Mayıs Üniversitesi 17 fakülte, 3 yüksekokul, 11 meslek yüksekokulu, 5 enstitü, 21 araştırma uygulama merkezi, konservatuvarı, 45.000 öğrencisi, 2051 akademik personeli ve 4.500’e yakın çalışanı ile büyük bir ailedir. Ondokuz Mayıs Üniversitesi lisansüstü eğitime, uzaktan eğitime ve uluslararasılaşmaya verdiği önemle de artık Türkiye’de bir markadır. 

İnsanlar gibi kurumların da kendini geliştirebilmesi için hedeflere ihtiyacı vardır. Ülkemizin seçkin üniversiteleri arasında yerini almış olan Ondokuz Mayıs Üniversitesinin de en önemli hedefi; uluslararası bir üniversite, bir dünya üniversitesi olmaktır. Bugün, üniversitemizde 64 ülkeden 1300’ü aşkın uluslararası öğrenci öğretim görmektedir. Erasmus ve Mevlana gibi uluslararası, Farabi gibi ulusal değişim programlarından yararlanabilen öğrencilerimiz, üniversitemizde eğitim gören uluslararası öğrencilerle birlikte ’farklılıklar içinde birlikte yaşama’ kültürünü tecrübe ederek özümsemektedirler. 

Yüzyıllardır kültürel ve sosyal birlikteliğimiz ve birçok ortak hikâyemiz olan kardeş Bosna-Hersek Cumhuriyeti ile eğitim-öğretim alanında güçlü ve yoğun işbirlikleri kurduk. Mevlana programı kapsamında Türkiye’de en fazla ikili anlaşma yapan ve en fazla değişim gerçekleştiren Üniversite olarak, Bosna-Hersek’teki yedi üniversite ile Mevlana protokolü, beş üniversite ile ikili protokol imzaladık. 2013–2014 eğitim döneminde Bosna-Hersek ile 36 öğrenci, 68 öğretim üyesi değişimi gerçekleştirilecektir. Değişim programları ve ortak toplantılar; eğitimin yanı sıra toplumların birbirini tanımasına ve kaynaşmasına katkı sağlamaktadır. Kardeş olan iki ülke halkı, her alanda beraber çalışarak ve birbirlerine destek olarak birlikte güçlenecekler, yeni bir medeniyetin ana direklerini oluşturacaklardır. 

Samimi olarak düşünüyorum ki, ancak, Balkan ülkeleri, Kafkas ülkeleri, orta Asya ülkeleri, Ortadoğu ülkeleri ve hatta Afrika ülkeleriyle birlikte, özellikle eğitim ve bilim alanında birbirimize katkı sağlar, birbirimizi desteklersek, adaletsiz egemenlerin karşısında ayakta durabiliriz. Bu nedenle üniversitemiz de, bu coğrafyadaki işbirliklerini arttırmaya gerçekten çok büyük önem vermektedir. 

Üniversitemizde her yıl yurt içinden ve yurt dışından Bosna-Hersek, Sancak, Arnavutluk, Kosova, Irak, Azerbaycan, Gürcistan, Makedonya, Yunanistan gibi ülkelerden çeşitli kurslar ve kısa dönemli eğitimler için öğrenci grupları gelmektedirler. Uluslararası öğrencilerimizin ve misafir öğrencilerin, Türkçeyi OMÜ’de öğrenebilmeleri için kurduğumuz Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (OMÜTÜRKÇE) bu yıl içinde faaliyete başladı. 

Uzaktan Eğitim alanında çok önemli bir yerdeyiz. Ön lisans, lisans, yüksek lisans ve değişik sertifika programlarımızın yanı sıra, Tarih, Türk Dili ve İngilizce derslerinin öğretimini bu yöntemle sürdürmekteyiz.  Bugüne kadar, Uzaktan Eğitim programlarımızdan 8 000 öğrenci mezun ettik. 

Başarılı üniversiteler, içinde yaşadıkları şehirle bütünleşebilen, içinde yaşadığı toplumu dönüştürebilen, o kentin sosyal, kültürel ve ekonomik gelişmesine katkı sağlayan üniversitelerdir. Üniversite-şehir bütünleşmesi, göreve başladığımız ilk günden beri hassasiyetle üzerinde durduğumuz hususlardandır. Üniversite-Sanayi işbirliğine de son derece önem vermekteyiz. Bu nedenle kurduğumuz “Üniversite-Sanayi-İş Dünyası İşbirliğini Geliştirme ve Uygulama Merkezi” öğretim elemanlarımızı sanayicilerle bir araya getirmekte; yeni işbirlikleri ve projeler geliştirmelerinin yolunu açmaktadır. Sanayicilerle imzalanan protokollerle çok sayıda öğrencimiz özel sektör kuruluşlarında staj yapma imkânı bulmaktadırlar. Merkez, sanayicinin ürününün çekiciliğini artırmak, akademisyenin yaptığı çalışmanın laboratuarda kalmamasını, hayata geçerek bir işlev kazanmasını sağlamak için çalışmaktadır. TEKNOPARK ve İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi projelerimizin de hayata geçmelerine çok az bir zaman kalmıştır.  

Üniversitelerin önemli işlevlerinden biri de bilimsel çalışmalar ve ülkenin kalkınmasına katkı sağlayacak, ürüne yönelik, yenilikçi araştırmalar yapmaktır. Bunun için merkezi araştırma laboratuarları kurduk, araştırmayı özendirmek için birçok destek çeşidini hayata geçirdik. Akademisyenlerimizin eğitim ve bilimsel çalışma ve etkinlikler için yurt dışına gitmelerini teşvik ettik ve destekledik.  

Tüm bölge halkının gurur kaynağı ve sağlık güvencesi olan 1029 yataklı üniversite hastanemizde de önemli yenilikler ve değişimler gerçekleşti. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi her tür tedavi ve girişimin yanı sıra başarılı karaciğer nakillerinin de yapıldığı önemli merkezlerden biri haline geldi. Diş Hekimliği Fakültemiz, engelli tedavi birimi ve gezici diş sağlığı birimiyle toplumdaki tüm grupların sağlık hizmeti almasını sağlamıştır. İnşaatı bittiğinde, Türkiye’nin en büyük ve çağdaş Diş Hekimliği Fakültesi ve Hastanesine sahip olacağız. 

OMÜ fiziksel olarak da büyümeye devam ediyor. Son yıllarda Ondokuz Mayıs Üniversitesine eklenen Mustafa Kemal Güneşdoğdu, Ballıca ve Bafra kampüslerinin yanı sıra İlkadım İlçesi’ndeki yerleşimimizde Güzel Sanatlar Kampüsü şekillenmiştir. 

Rektörlüğe başladığım ilk günden bu yana, üniversitede çalışanlarımızın huzur içinde ve özgürce üretmeleri ve bilgiyi çoğaltarak yaymaları için gayret ettik. Alt yapıdaki eksikliklerin giderilmesi, iyi araştırma ve nitelikli eğitim için gerekli koşulların sağlanması öncelikli hedeflerimizden oldu. Ülkemizin değerli üniversitelerinden biri olan Ondokuz Mayıs Üniversitesinde, durgun göle taş atar gibi, var olan potansiyeli ortaya çıkarmaya, harekete geçirmeye çalıştık. Bunu, bir ölçüde başarmış olmanın mutluluğunu hissediyorum. Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi; ‘Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak!’ 

Üniversiteler, bilginin üretildiği ve yayıldığı kurumlardır. Bilginin üretilmesi, özgün düşünce ve buluşların ortaya çıkarılması özgürce düşünebilen zihniyetlerin bu kurumlarda yeteri çoklukta olmasına bağlıdır. Akademisyen, ön yargılar, kısıtlar, küçük görme, aşağılama tahammülsüzlük ve yok sayma gibi zaaflardan uzak olmalıdır. Baskıya, tahakküme, darbeye, soykırıma ve her tür faşizme karşı durması gerekir. Merhum Aliya İzetbegovic’in savaş sırasında, ‘Bu herkese ulaştırmamız gereken bir mesaj. Kazanacağız; çünkü öteki dine, öteki ulusa ve öteki siyasi duruşa saygılıyız.’ demiştir. Sırbistan’a dört asır boyunca Türklerin hükmettiğini ve tüm dini yapıların yerlerinde durduklarını söylemiştir. Merhum Aliya İzetbegovic’in hayata bakışını şu ifadesi özetlemektedir: ‘Hiç kimse intikam peşinde koşmamalı, sadece adaleti aramalıdır. Çünkü intikam sonu olmayan kötülüklerin de kapısını açar. Geçmişi unutmayın ama onunla da yaşamayın’. Düşünce, ifade ve hayat tarzı özgürlüğünün savunucusu olması gereken akademisyenlerin, kendileriyle aynı düşünce ve inançta olmayanların serbestçe söz söyleme, çalışma ve bilimsel araştırma yapma haklarını engellemeleri; baskıya ve darbeye imrenmeleri düşünülemez. Her şeye rağmen, bugün, sevinerek söyleyebilirim ki, Türkiye’de üniversiteler, artık özgür bilimin ve nitelikli eğitimin revaç bulduğu kurumlardır. Düşüncenin, ifade etmenin, araştırmanın, bilgiyi üretip ve yaymanın önünde hiçbir kısıtlamaya izin verilmemektedir. 

Söylenen şarkıların içinde şöyle bir mısra vardı: ‘Bürhân sorardım aslıma, aslım bana bürhân imiş. Bürhân delil demektir; genel olarak olağan dışı, bir beceriye sahip olmak veya bir hal ortaya koymak demektir. Yani asıl diyor ki; ben bir bürhân imişim, uzağa gitmeye gerek yok. Bizim en değerli varlığımız kendimiz; insandır ve insandan daha saygın daha saygıya layık başka bir varlık yoktur. Birbirimize tahammül etmeyi, birbirimizi dinlemeyi, herkesin konuşmasına sonuna kadar saygı göstermeyi öğreneceğiz. Birlikte yaşamayı öğreneceğiz. Bu ülke öyle bir ülke ki, tarihi düşündüğümde gerçekten Orta Asya, Balkanlar, Kafkasya, Ortadoğu dediğimde başı sıkışan, bir şekilde zor duruma düşen insanlar bugün olduğu gibi çareyi bu coğrafyaya sığınmakta buluyorlar. Demek ki bu coğrafyanın tarihten gelen bir koruyucu, bir himaye edici, bir güven ortamı niteliği var. Bu coğrafyanın bu özelliğini arttırmalıyız. Azaltmamalıyız. Bu coğrafya sırf bulunduğu yer açısından değil, tarihsel anlamı açısından da çok kutsal bir coğrafyadır. Bizim de, bu coğrafyaya uygun bireyler olmamız gerekir diye düşünüyorum. 

2013–2014 öğretim yılımızda öğrencilerimizi, hocalarımızı ve tüm çalışanlarımızı sevgiyle kucaklıyor, başarılı ve mutlu bir yıl dileyerek hepinizi saygıyla selamlıyorum.” 

“OMÜ’nün gelmiş olduğu bu noktadan büyük bir gurur duyduğumu ifade etmek isterim.” diyen Samsun Valisi Hüseyin Aksoy ise, “OMÜ, kuruluşundan itibaren önemli gelişmelere imza atan kurumların başında geliyor. Kendi büyüklüğünün yanında çevre illerde de faaliyet gösteren üniversitelerin kuruluşunu gerçekleştiren ve bölgenin gelişmesinde önemli katkıları olan bir kurumdur. OMÜ, kendini geliştiren bir üniversite olarak eğitim ve öğretimine devam ediyor. OMÜ’nün sahip olduğu yabancı öğrenci sayısı üniversitenin uluslararası bir üniversite olduğunun göstergesidir. Birçok farklı ülkeden öğrencinin aynı noktada toplanması ülkemizin ve şehrimizin tanıtımına önemli katkılar sağlamaktadır. Üniversitelerimiz yetişmiş insan gücünü topluma katan en önemli kurumlardır. Geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimiz iyi donanımlı, kendini ifade edebilen ve ülkenin kalkınmasında rol alabilecek bireyler olmalıdırlar. OMÜ de bu çalışmaları en iyi gerçekleştiren üniversitelerden biridir. Valilik ve OMÜ olarak güzel bir iş birliği içindeyiz. Kent sorunlarında ortak bir platformda buluşarak akademik çözümler üretmekteyiz. Bu projelerde emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Devletin yatırımları devam ediyor ancak ihtiyaç duyulan alanlarda eksikliği giderebilmek adına hayırseverlerin katkıları da oldukça önemli. Bu anlamda üniversiteye bina yaparak eğitimin daha iyi şartlarda gerçekleşmesine katkı sağlayan hayırseverlere çok teşekkür ediyorum. OMÜ, kampüsü ve öğretim kadrosuyla gençlere kucak açan ve onları topluma en iyi şekilde hazırlayan bir üniversitedir. Öğrenciler OMÜ’yü tercih etmekten asla pişman olmayacaklardır. Yeni eğitim ve öğretim yılının herkes için hayırlı olmasını diliyorum.” dedi. 

Açılış konuşmalarının ardından Bosna Hersek’in Kurucu Cumhurbaşkanı Aliya İzetbegoviç’i anlatan belgesel filmi izlendi. Filmin ardından da gerçekleşen fahri doktora töreninde, Bosna Hersek Türkiye Büyükelçisi Damir Dzanko, Bosna Hersek Cumhurbaşkanı Bakir İzetbegoviç adına fahri doktora belgesini Rektör Prof. Dr. Hüseyin Akan’dan aldı. 

Büyükelçi Damir Dzanko Cumhurbaşkanı Bakir İzetbegoviç adına yaptığı konuşmada, “Cumhurbaşkanı Bakir İzetbegoviç adına fahri doktora belgesini almış olmaktan dolayı büyük gurur duyuyorum.” diyerek Cumhurbaşkanının mesajını seslendirdi. “Büyük uluslar ancak ve ancak eğitimli ve de bilgili nüfuslarca inşa edilebilir ve günümüz Türkiye’si bu gerçeği günbegün kanıtlamaktadır. 

Sevgili arkadaşlar, hepimizin Bosna ve Türkiye’nin eğitim alanındaki işbirliğinin yüzyıllar boyunca süregeldiği gerçeğini takdir etmesi gerekir. Ülkemin gençleri bilgiyi Osmanlı Döneminden bu yana prestijli Türk Üniversitelerinde ve de yatılı okullarında aramıştır. Bu nedenledir ki ‘Mevlana’ programı ile bu prestijli üniversite birçok Bosnalı üniversite ile işbirliği yapmayı tercih etmiş ve de Bosnalı öğrenci ve eğitmenler OMÜ’nün düzenli misafirleri olmuşlardır. 

OMÜ Samsun son derece saygın bir üniversitedir. OMÜ’nün adını Türk Kurtuluş Savaşı’nın başlangıcı olan 19 Mayıs’tan alması üniversitenin Türk halkının soylu tarihini tüm dünyaya anlatması gerektiği anlamına gelmektedir. Benim için bu derecede özel bir üniversiteden fahri doktora unvanı almak özel bir ayrıcalık ve de onurdur.” 

Açılış töreni, Ondokuz mayıs Üniversitesi Müzik Eğitimi Anabilim Dalı öğrencilerinin müzik dinletisi ve kokteylle sona erdi. Törenin ardından Büyükelçi Damir Dzanko Uluslararası İlişkiler Birimini ziyaret etti. Dzanko burada Mevlana Programıyla OMÜ’ye gelen Bosna Hersek’li öğrencilerle bir araya geldi. 

Törene; Bosna Hersek Türkiye Büyükelçisi Damir Dzanko, Samsun Valisi Hüseyin Aksoy, Samsun Milletvekili Cemalettin Şimşek, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Ufuk Ekinci, Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Ali Telli, Rektör Prof. Dr. Hüseyin Akan, Canik Başarı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yunus Bekdemir, Baro Başkanı Av. Necat Anıl,  OMÜ Rektör Yardımcıları; Prof. Dr. Halis Ölmez, Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu ve Prof. Dr. Mahmut Aydın, belediye başkanları, üniversiteye katkı sağlayan hayırsever işadamları, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.

 

 

  • DSC_2377
  • DSC_2385
  • DSC_2386
  • DSC_2387
  • DSC_2389
  • DSC_2396
  • DSC_2406
  • DSC_2408
  • DSC_2417
  • DSC_2428
  • DSC_2430
  • DSC_2437
  • DSC_2445
  • DSC_2468
  • DSC_2473
  • DSC_2474
  • DSC_2479
  • DSC_2487
  • DSC_2493
  • DSC_2501
  • DSC_2504
  • DSC_2505

BİRİMLERİMİZ / HİZMETLERİMİZ

Prev Next

p anaokulu1